Disleksi hastası bir çocuk, aslında hasta değil, bir cevherdir

Disleksi diye bir şey duymamıştım bundan iki yıl öncesine kadar. Çoğumuzun da duyduğu bir sözcük değil.

Disleksi bir hastalık. Beynin bir oyunu. Tespitini yapabilmeniz bile bir olay. Yapsanız da uğraşmanız ayrı bir dert; ama her zamanki gibi erken teşhis şart.

Garip bir şekilde bazı şeyleri beyniniz size farklı gösteriyor. Mesela b harfini d gibi görüyorsunuz. Z ile s’yi ayıramıyorsunuz. Bu yüzden ilkokul hocanızdan ve tabi ki ailenizden bir ton azar işitiyorsunuz. Neyin yanlış olduğunu tabi ki bilmiyorsunuz.

Bu hastalığa sahip olanların çoğu hiperaktif olarak adlandırılarak bu alanda tedavi görürler. Hareketleri yavaşlasa da algıda bir değişiklik olmadığı için çocuklar artık içlerine kapanır ve asosyal bireylere dönüşürler. Belirli bir yaşa geldiklerinde yazı konusunu halletseler de manevi dünyaları ne yazık ki dönülmez bir yola girmiş olur.

Erken teşhis edilememiş ve doğru tedavi ve yaklaşımı görmemiş olan bireylerde, ilerleyen yaşlarda, ya tamamen çekinik ve bağımlı ya da şiddet içeren birey görüntüsü hakimdir.

Oysa garip bir şekilde doğru tıbbi yardım, doğru eğitim ve davranış ile bu çocuklardan inanılmaz cevherler çıkmaktadır. Araştırmanızda fayda var diye düşünüyorum; çünkü birçok ünlü bilim adamı bu hastalığın güzel kurbanlarıdır.

Hastalığın mağdurlarının muhakkak bir müzik aletine veya güzel sanatlardan özellikle birine inanılmaz derecede yeteneği olduğu söylenmektedir. Şahsen, tanıştığım bir bayanın resim yeteneğinin üstüne bir de piyanodaki başarısını görünce, eğitim alıp almadığını sordum. Aldığım cevaba istinaden yaptığım araştırmalar beni disleksiye ulaştırdı.

“Her Çocuk Özeldir.” İsimli bir film ile karşılaştım yaptığım araştırmalarda. Disleksi hastası olan bir çocuğunuz varsa izlemenizi tavsiye ederim.

Disleksi hastası bir çocuk, aslında hasta değil, bir cevherdir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir